
Gezici davasında karar öğleden sonra açıklanacak: Sanık üç suçtan mahkum edildi
Güncelleme:
25 yaşındaki Rifat Gezici’nin hayatını kaybettiği trafik kazasına ilişkin davada sanık İbrahim Tımbıl üç suçtan mahkum edildi, mahkeme kararın açıklanmasını öğleden sonraya bıraktı.
MYK Haber
Temmuz 2024'te ölümlü trafik kazalarına ilişkin hapis cezalarının üst sınırının 7 yıldan 14 yıla çıkarılmasının ardından yaşanan ilk ölümlü trafik kazasında 25 yaşındaki Rifat Gezici'nin hayatını kaybetmesine neden olan kazaya ilişkin davada, 64 yaşındaki sanık İbrahim Tımbıl üç suçtan mahkum edildi.
Girne Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında, bugüne kadar dinlenen tüm tanıklardaki bulgular aktarıldı.
Söz alan savcı Attila Enver Etkin, sanığın sabıkası olmadığını, sadece 4 Ağustos 2007'de sabit radar cezası olduğunu, bu cezasının da çok yüksek bir hız olmadığını söyledi.
Sanığın avukatı Mustafa Atakara ise şunları kaydetti:
"Sanık pişmandır, evli ve iki çocuk sahibidir. Adil yargılama talep ediyoruz. Karar sonrası istinaf hakkımız da vardır. Gezici'nin sürati daha düşük olsaydı durabilir veya kaza meydana gelmeyebilirdi. Mahkemenin, anladığım kadarıyla, sanığın anlık bir ihlal yaptığı yönünde değerlendirme yaptığını görüyorum. Bu nedenle cezada indirime gidileceğini düşünüyorum."
Sanık Tımbıl, "ihmalkarlık sonucu araç sürme", "karşıdan gelen araçlara öncelik vermeme" ve "dikkatsizlik ile acelecilik" suçlarından suçlu bulundu.
Savcı ve avukatın dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, kararın saat 14.00'te açıklanacağını duyurdu.
Kararın hemen açıklanmaması üzerine anne Meryem Gezici "Daha neyin ertelemesi bu kararı açıklayın" tepkisi gösterdi ve ardından fenalık geçirdi, ambulans çağrıldı.
MYK Video: 25 yaşındaki Rifat Gezici’nin hayatını kaybettiği trafik kazasına ilişkin davada sanık İbrahim Tımbıl üç suçtan mahkum edildi, mahkeme kararın açıklanmasını öğleden sonraya bıraktı. Kararın hemen açıklanmaması üzerine anne Meryem Gezici fenalık geçirdi. pic.twitter.com/Fu0FmcdHQX
— MYKibris.com (@MYKibris) July 30, 2026
DAVA SÜRECİ...
14 Ocak'ta ilk kez Girne Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarılan sanığın avukatı Mustafa Ergin, müvekkilinin sağlık sorunları bulunduğunu belirterek rapor alınabilmesi için süre talep etmiş, mahkeme ise duruşmayı 3 Şubat'a ertelemişti.
3 Şubat'taki duruşmada avukat, verilen süre içerisinde bir uzmanla iletişime geçtiklerini ve müvekkilinin sağlık durumuna ilişkin bilgileri mahkemeyle paylaştıklarını belirtmişti. Yurt dışında bulunan uzmanın ek belgeler talep etmesi üzerine mahkemeden ek süre isteyen avukatın talebi değerlendirilmiş, dava 4 Mart'a ertelenmişti.
4 Mart'taki duruşmada mahkeme, elde edilen bilirkişi raporunun incelenmesi ve sanığın sağlık durumunun kötü olması (kalp hastası olması ve mahkemeye gidip gelmekte zorlanması) nedeniyle davayı itham amacıyla 27 Mart'a ertelemişti.
27 Mart'taki duruşmada sanığın avukatı, müvekkilinin aleyhine açılan davayı kabul edeceklerini belirtmişti. Esendağlı ise mahkeme ajandasının yoğunluğu nedeniyle duruşmayı, tanıkların dinlenmesi ve sanığın itham edilmesi amacıyla 9 Nisan'a ertelemişti.
9 Nisan'daki duruşmada sanığın avukatı Mustafa Ergin'in yerine Mustafa Atakara göreve gelmişti. Atakara, eski avukatla gerekli bilgi alışverişini tamamlayabilmeleri ve savcılıkla görüşme yapabilmeleri için kısa bir süreye ihtiyaç duyduklarını belirtmiş, mahkeme de sanığın itham edilmesi amacıyla duruşmayı 16 Nisan'a ertelemişti.
16 Nisan'daki ilk itham duruşmasında tutuklanan sanığın itham duruşmaları; 20, 24 ve 30 Nisan; 5, 7, 15 ve 21 Mayıs ile 4, 5, 11, 16 ve 18 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilmişti. Davanın karar öncesindeki son duruşması ise 29 Haziran'da görülmüştü. Bu oturumda sanık avukatı Mustafa Atakara, ardından da savcı Attila Enver Etkin mahkemeye hitap etmişti.
Sanığın yargılandığı dava kapsamında toplam 13 itham duruşması yapılmış, bu duruşmalarda savcılık tarafından 13, müdafaa tarafından ise 6 olmak üzere toplam 19 tanık dinlenmişti.
İtham duruşmalarında savcılık tarafından; kazanın yaşandığı bölgede ikamet eden ve Balistik Şube'de görev yapan polis çavuşu A.A. (E), Girne Adli Şube'de polis fotoğrafçısı olarak görev yapan polis memuru B.E. (E), kaza günü Girne Polis Müdürlüğü'nde tahkikat memuru olan İ.K. (E), Girne Polis Müdürlüğü Trafik Şubesi'nde görevli tahkikat memuru H.K. (E), motosiklet satışı ve tamiri yapan Bikers Club Direktörü T.T.E. (E), kaza günü olay yerine sevk edilen 112 Acil Servis çalışanları F.Ö.S. (K) ve H.K. (K), Girne Polis Müdürlüğü Trafik Araç Muayene Müfettişi M.S.S. (E), film yönetmeni E.M. (E), Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde adli tıp uzmanı olarak görev yapan Dr. O.Ş. (E), Girne Polis Müdürlüğü'nde görevli polis çavuşu N.T. (E), Girne Ağır Ceza Mahkemesi sorumlu memuru U.O. (E) ile Etkin Şoför Okulu'nun sahibi, motosiklet eğitmeni ve Gezici'nin ehliyet almasına yönelik eğitim sürecinde görev alan Ö.E. (E) tanık olarak dinlenmişti.
Müdafaa tarafından ise sanık İbrahim Tımbıl, Girne Kaza Mahkemesi memuru S.O. (K), sanığın dönüş yapacağı evde yaşayan akrabası O.B. (E), Bayrak Radyo Televizyon Kurumu'nda (BRTK) uydu sorumlusu olarak görev yapan sanığın akrabası A.B. (E) ile müdafaa tarafından Türkiye'den ücret karşılığında getirilen Olgu Trafik Kaza Uzmanlığı Ofisi'nden trafik kazası kusur tespit uzmanları Z.C.M. (E) ve S.K. (E) dinlenmişti.
SAVCI VE AVUKATTAN MAHKEMEYE HİTAP...
Karar öncesindeki son duruşma ise 29 Haziran tarihinde gerçekleştirilmişti. Oturumda ilk olarak sanık avukatı Mustafa Atakara, ardından da savcı Attila Enver Etkin mahkemeye hitap etmişti.
AVUKAT ATAKARA: KAZA ÖNLENEMEZDİ
Söz konusu oturumda "kazanın önlenemez" olduğunu savunan avukat, davada ihtilaflı bazı noktaların bulunduğunu belirterek, "Her iki sürücünün hızlarının ne olduğu", "müvekkilinin Gezici'nin önüne son anda geçip geçmediği" ve "Gezici'nin kazadan bir saniye önce korna çalıp çalmadığının da ihtilaflı hususlar arasında yer aldığını" öne sürmüştü.
"ARABAYI GÖREN İNSAN NEDEN MANEVRA YAPMAZ? TEHLİKEYİ GÖREN UZUN KORNA ÇALAR; BURADA BİR KEZ BASILDI, BEN OLSAM UZUN BASARDIM"
"Motosiklet sürücüsünün kaza öncesinde korna çaldığını videoda duymadığını" savunan avukat, şöyle konuşmuştu:
"Çarpışma anına ait duyulan ses, poliste ses inceleme uzmanı bulunmasına rağmen neden incelenmedi? Gezici, araç sürücüsünü gördüğünde aracın arkasından dolaşabilirdi veya fren yapmalıydı. Arabayı gören insan neden manevra yapmaz? Tehlikeyi gören uzun korna çalar; burada bir kez basıldı, ben olsam uzun basardım. Sanık dönüşe geçtikten sonra motor sürücüsünü görse de görmese de bir şey yapamazdı. Sürücülerin reaksiyon süreleri hesaplanmadı, dosyada göremedim. Bu olay önlenemez bir kazadır."
SAVCI ETKİN: KAZANIN KİMİN ŞERİDİNDE OLDUĞU ÜSTÜNKÖRÜ GEÇİLİYOR
Savcı Etkin ise kazanın Rifat Gezici'nin şeridinde olduğunu anımsatarak, "Dosyam apaçık ortadadır. Ne olursa olsun motosikletçinin sesi sürücü tarafından duyulmalıydı. Kazanın kimin şeridinde olduğu üstünkörü geçiliyor." demişti.
"MAHKEME BİLİMSEL VE KANITLANMIŞ ÇALIŞMALARA, VERİLERE BAKMALIDIR"
Savcı ayrıca mahkemenin bilimsel ve kanıtlanmış çalışmalara, verilere bakması gerektiğini ifade ederek, "Bu kazayı başlatan hareket, korna sesinden de anlaşılacağı üzere yolu etüt etmeyip şerit ihlali yapan sanıktır ve bu olay bu kadar basittir; sonucu basit olmasa da olay net ve basittir." demişti.
Oturumda hem sanık avukatının hem de savcının hitaplarını dinleyen mahkeme heyeti, kararın 30 Temmuz tarihinde açıklanmasına karar vermişti.
NE OLMUŞTU?
Kazanın olduğu gün polisten yapılan açıklamaya göre, Girne'ye bağlı Pınarbaşı'nda, 17 Mayıs 2025 tarihinde saat 18.00'de, 15 Kasım Caddesi üzerinde meydana gelen kazada, İbrahim Tımbıl yönetimindeki RA 728 plakalı salon araçla dikkatsiz şekilde seyrederken, karşıdan gelen araçlara öncelik hakkı vermeden yolun sağındaki bir akrabasına ait ikametgaha dönüş yapmak istediği sırada, karşı istikametten aşırı süratli ve dikkatsiz şekilde gelen Rifat Gezici yönetimindeki ZJ 128 plakalı motosikletle çarpışmıştı. Çarpışmanın etkisiyle RA 728 plakalı araç savrulurken, motosiklet yolun sağ kısmından çıkarak boş bir tarlaya savrulmuştu.
Kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Gezici ile araç sürücüsü, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılmış; Gezici, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiş, araç sürücüsü ise tedavisinin ardından aynı gün taburcu edilmişti.
Kaza günü tutuklanan sürücü, 6 gün sonra, 23 Mayıs 2025 tarihinde mahkeme tarafından 50 bin TL nakit teminat ve iki kefilin 500'er bin TL'lik kefalet senedi imzalaması şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
SANIK İLK İTHAM DURUŞMASINDA TUTUKLANMIŞTI
Sanık, 14 Ocak'ta ilk kez Girne Ağır Ceza Mahkemesi'ne çıkarılmış, 16 Nisan'daki ilk itham duruşmasında ise tutuklanmıştı. Sanığın yargılandığı dava kapsamında toplam 13 itham duruşması yapılmış, bu duruşmalarda savcılık tarafından 13, müdafaa tarafından ise 6 olmak üzere toplam 19 tanık dinlenmişti.
TEMMUZ 2024'TE ÖLÜMLÜ KAZALARDA ÜST SINIR 14 YILA ÇIKARILMIŞTI
Ölümlü trafik kazalarında verilecek hapis cezalarının üst sınırı, Temmuz 2024 tarihinden itibaren 7 yıldan 14 yıla çıkarılmıştı. Yasada yapılan değişiklikle, "Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik Yüzünden Ölüme Neden Olma" başlığı altında düzenlenen, ölümle sonuçlanan kazalar dahil trafikte işlenen suçların tamamı için uygulanan 7 yıllık hapis cezası 14 yıla çıkarılmıştı.
Yasa ile brüt asgari ücretin 50 katına kadar uygulanan para cezası da 75 kata yükseltilmişti.






























Yorum Yap
Tüm Yorumlar