
Güzelyurt Meslek Lisesi'ndeki "cinsel saldırı" olayında Hocanın'a tepki: Asıl erdemlik istifa etmekti
Güncelleme:
KTOEÖS Örgütlenme Sekreteri Bulak, Güzelyurt Meslek Lisesi'ndeki "cinsel saldırı" olayıyla ilgili açıklama yapan Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın'ı eleştirerek, "Asıl erdemlik istifa etmekti." dedi.
MYK Haber
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Örgütlenme Sekreteri Erkan Bulak, Güzelyurt Meslek Lisesi'nde 17 yaşındaki öğrenciye yönelik "cinsel saldırı" ve "cinsel taciz" suçlarından 4 yıl hapse mahkum edilen okulun bahçıvanı 48 yaşındaki Necmettin Sönmez'le ilgili açıklama yapan Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın'ı eleştirdi.
Gülşen Hocanın'ın, sanığın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) vatandaşı ve iki çocuk babası olduğunu, ayrıca daha öncesinde herhangi bir sabıka kaydı bulunmadığını belirtmesine tepki gösteren Bulak, söz konusu açıklamanın olayın özünü gölgelediğini belirtti. Bulak, "Hocanın çıktı ve dedi ki, 'Bu kişi KKTC vatandaşıdır.' Sanki de KKTC vatandaşıysa her şey kapanacakmış gibi talihsiz bir açıklamada bulundu." dedi.
"OLAY UZUN SÜRE HASIRALTI EDİLMEYE ÇALIŞILDI"
Yaşanan vahim olayı basından öğrendiklerini dile getiren Bulak, "olayın uzun süre hasıraltı edilmeye çalışıldığını" öne sürdü.
Bahse konu çalışanın okula nasıl işe alındığının önemli olduğunu belirten Bulak, konuşmasının devamında şunları söyledi:
"Önemli olan, hangi kriterlere göre kim aldı? Kaldı ki kendi bilgisinde de olduğu üzere, orada taşeron firmanın bekçisi olan bir kişiye, tabii ki her meslek kutsaldır, biz yaptığı mesleği küçümsemiyoruz ama eğitime uygun mu? O çocukların arasında bulunacak kriterleri taşıyor mu? Bunlar araştırılmadan okulda farklı bir alanda iş imkanı tanındı ve bunun doğrultusunda da vahim bir olay yaşandı. Aslında kendi de kabul ediyor bunu. 'İşte bizim de bilgimizdedir' diyerek kendi de kabul ediyor ama hiçbir zaman sorumluluk almıyorlar. Olayları farklı noktalarda örtmeye çalışıyorlar ve farklı noktalara çekmeye çalışıyorlar. Aslında erdemlik, bu konunun ortaya çıktıktan sonra istifa etmesiydi. Çünkü buna izin veren ve bu durumun ortaya çıkmasını sağlayan kişiler bakanlıktır, oradaki daire müdürüdür. Bunun dışında yaptığı, sanki de olayı kapatacakmış gibi farklı açıklamalarla olayı farklı noktalara çekiyor."
NE OLMUŞTU?
Güzelyurt Meslek Lisesi'nde 10 Haziran 2026 tarihinde, 17 yaşındaki kız çocuğunu okul içerisinde konuşmak istediğini söyleyerek, okul içerisinde inşaatı yeni tamamlanmış sınıfların merdiven boşluğuna götürdüğü ve kız çocuğunu dudağından ve boynundan öperek, vücudunun çeşitli yerlerine dokunarak "cinsel saldırı" ve "cinsel taciz" suçlarını işleyen sanık Necmettin Sönmez hakkındaki dava, 17 Ağustos Pazartesi günü karara bağlanmıştı.
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi'nde "cinsel dokunulmazlığı ihlal etme amacıyla alıkoyma", "cinsel saldırı" ve "cinsel taciz" suçlarından yargılanan sanık, 4 yıl hapse mahkum edilmişti.
"ÇOCUĞUN EĞİTİM AMACIYLA BULUNDUĞU OKUL ORTAMINDA CİNSEL SALDIRIYA MARUZ BIRAKILMASI KABUL EDİLEMEZ"
Sanığın kamuya açık alanda korkusuzca bu suçu işlediğini ifade eden yargıç, kararda şu değerlendirmelerde bulunmuştu:
"Çocukların kendilerini en güvende hissetmeleri ve her türlü tehlikeden korunmaları gereken yerlerin başında eğitim kurumları gelmektedir. Bir çocuğun eğitim amacıyla bulunduğu okul ortamında cinsel nitelikli bir saldırıya maruz bırakılması asla kabul edilebilir değildir. Olayın, sanığın çalışmakta olduğu okulda ve aynı okulda öğrenci olarak bulunan müştekiye karşı işlenmiş olmasını ceza takdirinde sanık aleyhine dikkate alırız. Müşteki suç tarihinde henüz 17 yaşında olan bir lise öğrencisi olup, sanık ile arasında belirgin bir yaş farkı bulunmaktadır. Müştekinin yaşı, sanıkla arasındaki yaş farkı, işlenen suçlar nedeniyle maruz kaldığı mağduriyetin ağırlığı ve yaşanan olayların müşteki üzerinde meydana getirdiği psikolojik etkileri ceza takdirinde sanık aleyhine dikkate alırız."
Yargıç, sanığın benzeri sabıkası olmayışını, ilk günden polise yardımcı olmasını, gönüllü ifade vermesini ve aleyhine gelen davaları ilk günden kabul ederek adaletin erken tecellisine katkı sağlamasını, ayrıca bakmakla yükümlü olduğu eşi ve iki çocuğunun bulunmasını ceza takdirinde sanık lehine hafifletici faktörler olarak değerlendirdiklerini ifade etmişti.
4 YIL HAPSE MAHKUM EDİLMİŞTİ
Hem Türkiye Cumhuriyeti (TC) hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) vatandaşlığı bulunan sanık, 4 yıl hapse mahkum edilmişti.
HOCANIN NE DEMİŞTİ?
Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın tarafından 19 Ağustos Çarşamba günü yapılan açıklamada, sanığın KKTC vatandaşı ve iki çocuk babası olduğu, ayrıca daha öncesinde herhangi bir sabıka kaydının bulunmadığı belirtilmişti.
Sanığın, lisede yürütülen güçlendirme çalışmaları döneminde, ilgili yüklenici firma tarafından inşaat malzemelerinin güvenliğinin sağlanması amacıyla bazı gecelerde gece bekçisi olarak görevlendirildiğini kaydeden Hocanın, bunun yanı sıra okul yönetimi tarafından, bakanlığın bilgisi dahilinde, hizmet alımı kapsamında okulun bahçe düzenleme ve bakım işlerinde de görevlendirildiğini belirtmişti.
"ÖĞRENCİLERİMİZİN GÜVENLİĞİ VE EĞİTİM ORTAMLARININ KORUNMASI EN TEMEL ÖNCELİĞİMİZ"
Hocanın, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bahse konu kişinin okulda sürekli olarak ikamet etmesi veya okul içerisinde konaklaması söz konusu değildir. Okuldaki bulunma amacı, güçlendirme çalışmaları döneminde inşaat malzemelerinin korunmasına yönelik bekçilik görevi ve ayrıca okul yönetimi tarafından hizmet alımı kapsamında yürütülen bahçe işleriyle sınırlıdır. Dolayısıyla, söz konusu kişinin okulda konaklayan veya okul bünyesinde sürekli görev yapan bir personel olduğu yönünde bir durum bulunmamaktadır."
Konunun okul idaresinin bilgisine geldiği ilk andan itibaren gerekli tüm süreçlerin ilgili makamlarla yürütüldüğünü belirten Hocanın, bakanlık olarak öğrencilerin güvenliği ve eğitim ortamlarının korunmasının en temel öncelikleri olduğunu kaydetmişti.































Yorum Yap
Tüm Yorumlar