
La Nouba'dan EXIT'e sert tepki: Siyasi baskıyla çekilmeyi kabul etmiyoruz
Güncelleme:
La Nouba, EXIT'in NEXUS Festival'den çekilmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek hukuki haklarını saklı tuttuğunu duyurdu; çekilme kararında Güney Kıbrıs’taki siyasi girişimlerin rol oynadığı yönünde soru işaretleri bulunduğunu kaydetti.
La Nouba, 18 Eylül 2026’da gerçekleştirilmesi planlanan NEXUS Festival’in, EXIT’in projeden tek taraflı çekilmesi nedeniyle planlandığı şekilde gerçekleştirilemeyeceğini açıkladı. Şirket, EXIT’in çekilme kararında Güney Kıbrıs’taki siyasi girişimlerin rol oynayıp oynamadığı konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirterek, hukuki haklarını saklı tuttuğunu kaydetti. La Nouba ayrıca, ülkede yaşanan deniz faciası ve yas ortamı nedeniyle 18 Eylül’de EXIT’e alternatif herhangi bir etkinlik düzenlenmeyeceğini duyurdu.
Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Musmer Trading LTD ve La Nouba Direktörü Mustafa Öztürk, açıklamasına 30 Ağustos’ta Girne-Taşucu seferini yapmak üzere yola çıkan yolcu gemisinin alabora olması sonucu hayatını kaybedenlere rahmet, aileleri ile Kıbrıs Türk halkına başsağlığı dileyerek başladı; arama-kurtarma çalışmalarında görev alanlara da teşekkür etti.
Kıbrıs Türk halkının büyük bir acı yaşadığı ve yas tuttuğu günlerde kamuoyuna karşı sorumlulukları gereği açıklama yapma zorunluluğu hissettiklerini belirten Öztürk, La Nouba tarafından uluslararası sanatçıların katılımıyla 18 Eylül’de gerçekleştirilmesi planlanan NEXUS Festival’in, EXIT’in projeden tek taraflı çekilmesi nedeniyle yapılamayacağını kaydetti.
EXIT’in çekilmesinin ardından aynı tarihte alternatif bir etkinlik düzenlenmesinin değerlendirildiğini belirten Öztürk, ancak deniz faciası ve toplumdaki yas ortamı nedeniyle bu düşünceden vazgeçildiğini ve 18 Eylül’de EXIT’e alternatif herhangi bir etkinlik düzenlenmeyeceğini açıkladı.
“AMACIMIZ YALNIZCA MÜZİK ETKİNLİĞİ DÜZENLEMEK DEĞİLDİ”
La Nouba olarak projeye büyük bir heyecan, iyi niyet ve güvenle başladıklarını ifade eden Öztürk, amaçlarının yalnızca uluslararası nitelikte bir müzik etkinliği düzenlemek olmadığını, aynı zamanda KKTC’nin kültür, sanat ve turizm alanlarında uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek güvenli, çağdaş ve saygın bir ülke olduğunu göstermek istediklerini belirtti.
Geçmiş yıllarda çok sayıda dünyaca tanınmış sanatçının KKTC’de sahne aldığını ve uluslararası etkinliklerin halkı dünyanın farklı ülkelerinden sanatçı ve ziyaretçilerle buluşturduğunu kaydeden Öztürk, bu nedenle projenin uluslararası kültürel buluşmalar açısından yeni veya olağan dışı bir girişim olmadığını vurguladı.
“ÇEKİLMEYİ HAKLI KILMIYOR”
Öztürk, EXIT’in etkinliğe kısa süre kala, etkinliğin gerçekleştirileceği yere ilişkin "siyasi ve itibari kaygıları" gerekçe göstererek projeden tek taraflı çekildiğini bildirdiğini belirtti.
Hukuki değerlendirmelerine göre söz konusu gerekçelerin EXIT’in sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınmasını haklı kılmadığını ifade eden Öztürk, konunun hukuki boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Güney Kıbrıs basınında, "bazı siyasi temsilcilerin girişimleri sonucunda EXIT’in etkinlikten çekildiği" yönünde haber ve açıklamalar yer aldığını belirten Öztürk, bu girişimlerin ardından çekilme kararının gelmesi ve bazı siyasi çevrelerin kararı kendi müdahalelerinin sonucu olarak sunmasının “ciddi soru işaretleri” doğurduğunu savundu.
“HAKSIZ İHLAL NİTELİĞİNDE”
Sözleşmenin tarafı Musmer Trading LTD’nin hukuki değerlendirmesine göre, EXIT’in davranışının sözleşmenin haksız biçimde ihlali niteliğinde olduğunu belirten Öztürk, şirketin kendi sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiği yönündeki iddiaları kabul etmediğini kaydetti.
EXIT’in üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmeyeceğini bildirmesinden doğan bütün hakların saklı tutulduğunu belirterek, konunun hukuk danışmanları tarafından uluslararası boyutlarıyla birlikte değerlendirildiği kaydedilen açıklamada, ayrıca Musmer Trading LTD’nin ödenen bedellerin iadesini, uğradığı ve uğrayacağı zararların tazminini talep etme ve sözleşmeler çerçevesindeki tüm hukuki yollara başvurma haklarının saklı olduğu belirtildi.
“MESELE MADDİ TAZMİNATIN ÖTESİNDE”
Açıklamasında; kendileri açısından meselenin maddi tazminatın ötesinde bir anlam taşıdığını vurgulayan Öztürk, asıl önemli olanın, Kıbrıs Türk halkının uluslararası kültür, sanat, spor ve eğlence etkinliklerinden siyasi baskılar yoluyla dışlanmasının olağanlaştırılmasına izin verilmemesi olduğunun altını çizdi.
Öztürk, bu tür girişimlerin karşılıksız kalmasının; sanatçılar, festivaller, spor karşılaşmaları, akademik toplantılar ve uluslararası organizasyonlara karşı da benzer yöntemlerin kullanılmasına zemin hazırlayabileceğini savundu.
“Kıbrıs Türk halkı dünyadan koparılması gereken bir toplum değildir.” diyen Öztürk, kültür ve sanatın toplumları cezalandırmanın veya siyasi anlaşmazlıkların aracı haline getirilmemesi gerektiğini belirtti.
Bir sanatçının KKTC’de sahne almasının veya uluslararası bir kuruluşun burada etkinlik düzenlemesinin herhangi bir siyasi görüşün benimsendiği anlamına gelmeyeceğini ifade eden Öztürk, “Müzik; sınırları, önyargıları ve ayrılıkları büyütmek için değil, insanları birbirine yaklaştırmak için vardır.” görüşünü dile getirdi.
"İNSAN HAYATI VE DAYANIŞMA, SİYASETİN ÜZERİNDE TUTULMALI"
Öztürk, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yetkililerinin deniz faciasının ardından ilettiği taziye mesajlarını ve arama - kurtarma çalışmalarına yardım tekliflerini insani açıdan değerli bulduklarını belirtti.
İnsan hayatının ve insani dayanışmanın siyasetin üzerinde tutulması gerektiğini ifade eden Öztürk, aynı insani ve uzlaştırıcı yaklaşımın Kıbrıs Türk halkının kültürel ve toplumsal hayatına da yansıması temennisinde bulunarak; kültürel buluşmaların desteklenmesinin ve sanatın siyasi çekişmelerden uzak tutulmasının adadaki karşılıklı güven ve barış kültürüne katkı sağlayacağına inandıklarını dile getirdi. Öztürk, “Biz çatışma değil iş birliği; ayrıştırma değil karşılıklı saygı; siyasi baskı değil hukuk ve diyalog istiyoruz” dedi.
“RUM HALKINA DEĞİL, SİYASİ BASKIYA TEPKİLİYİZ”
Kıbrıs Türk halkının kendi ülkesinde kültür ve sanat etkinliği düzenleme hakkının tartışmaya açılmasını kabul etmediklerini belirten Öztürk, hiçbir halka, topluma veya kültüre karşı düşmanlık taşımadıklarını vurguladı.
Kıbrıslı Rumlarla karşılıklı saygı, eşitlik ve barış içinde yaşama iradelerini koruduklarını belirten Öztürk, tepkilerinin Rum halkına değil, sanat, kültür ve uluslararası ticari ilişkileri siyasi baskı aracına dönüştüren girişimlere yönelik olduğunu ifade etti.
EXIT'E ÇAĞRI
EXIT’e açık çağrıda bulunan Öztürk, ticari ve hukuki yükümlülüklerin sonradan ortaya çıkan siyasi baskılar gerekçe gösterilerek terk edilmesini kabul etmediklerini belirtti.
Uluslararası itibara sahip kuruluşlardan beklentilerinin hukuka, sözleşmelerine ve sanatın birleştirici gücüne sahip çıkmaları olduğunu kaydetti.
Musmer Trading LTD’nin, uyuşmazlığın öncelikle iyi niyetli ve yapıcı görüşmeler yoluyla çözülebilmesi için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğu belirtilen açıklamada, bunun EXIT’in çekilmesini haklı buldukları veya herhangi bir haklarından ya da hukuki başvuru yolundan vazgeçtikleri anlamına gelmediğinin altı çizildi.
Musmer Trading LTD ve La Nouba Direktörü Mustafa Öztürk açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Kıbrıs Türk halkı uluslararası kültür ve sanat dünyasının eşit ve onurlu bir parçasıdır. Hiçbir siyasi baskı, bu halkın dünyayla buluşma hakkını ortadan kaldıramaz.”

























Yorum Yap
Tüm Yorumlar