
Ramazan özel: İslamda kardeşlik
22 Mart 2025
Güncelleme: 22 Mart 2025
KKTC'nin din görevlileri tarafından hazırlanan özel yazılar, Ramazan ayı boyunca her gün bu sayfada yayımlanıyor.

Aynı anne babadan meydana gelen kişiler kardeş, İslam’a inanan bütün müminlerde İslam kardeşidir. İslam kardeşliği kan kardeşliğinden daha üstündür. Çünkü kafir olan bir kardeş öldüğünde, Müslüman kardeşi ona varis olamamaktadır. Allah (Azze ve Celle) müminlerin kardeş olduklarını kuranda şöyle açıklamıştır: “Müʼminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allahʼa karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”
İslam’ın geldiği ilk yıllarda Medine’de Evs ve Hazrec kabileleri vardı. Bu iki kabile 120 yıl birbirleri ile savaşmış, hiçbir maddi güç aralarındaki düşmanlığı bitirip barışı getirememiştir. Bu süreçte binlerce insan ölmüş, ekonomik kayıplar yaşanmıştır. Ne zamanki bu kabileler İslam’la müşerref oldular, aralarındaki düşmanlık İslam potasında eridi ve kardeş oldular. Allah Azze ve Celle bunu şöyle açıklar: “Hep birlikte Allahʼın ipine (Kurʼanʼa) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte Oʼnun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.” (Ali İmran 103) Bu kardeşlik sonraki yıllarda İslam’a en büyük hizmeti yapmış ve İslam devletinin temelleri atılmıştır.
Allah Rasulü (sav) yurdundan çıkarılıp Medine’ye hicret edince bir kardeşlik (muahat) tesis ederek Ensar ve muhaciri kardeş ilan etmiştir. Medineli Ensar, yurtlarını, mallarını, evlerini terk edip sadece canlarını alarak kendilerine sığınan Muhacir kardeşlerini bağırlarına basmışlar ve ne var ne yok paylaşmışlar. Bu kardeşlik Dünya tarihinde belki de eşine bir daha rastlanmayacak şaheser örneklerle doludur.
Bir misal: Ashabın güzidelerinden ve Aşere-i Mübeşşereden olan, Abdurrahman b. Avf (ra) Medine’ye geldiğinde, Efendimiz (sav) onunla Sa’d ibn-i Rebi’ el-Ensari arasında kardeşlik akdetti. Bunun üzerine Sa’d, Abdurrahman’a: Kardeşim! Medineliler içinde en çok serveti olan benim. Bak ve malımın yarısını al! dedi. Abdurrahman b. Avf (ra): “Allah Malını sana mübarek etsin. Sen bana pazar yerini göster kâfi dedi.” (Sahihi Buhari Tecrid-i Sarih Tercemesi) Ticarete başlayan Abdurrahman bin Avf (r a) Rasululah’ın da kendisi için malının çoğalması ve bereketlenmesi için yaptığı duanın da yardımıyla kısa zamanda Medine’nin sayılı tüccarları arasında yerini aldı. Bir keresinde 700 deveyi yükleriyle birlikte Allah yolunda tasadduk etti. Bunun gibi birçok Mekkeli Müslüman, kendilerine göre birer iş bularak, ellerinin emeğiyle geçinmeye başlamışlardı.
Günümüz dünyasında İslam kardeşliğine her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Dünyanın her tarafında Küffarın zulmü altında inleyen, savaştan dolayı yurtlarından çıkmak zorunda kalan bir lokma ekmeğe, bir yudum temiz suya bir ayakkabıya sıcak bir yuvaya ihtiyaç duyan milyonlarca Müslüman varken buna kayıtsız kalmamız düşünülemez. Ve her daim kardeşlik hukuku içerisinde hareket etmemiz, içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayında bunu bir kez daha gözden geçirmeliyiz. Farklı fikir akımlarına kapılarak kardeşlerimizi hor görmeyelim. Merhum Muhammed İkbal’in şu veciz sözü ne kadar kıymetlidir: “Mü’min’in bana sertçe bakışı, kafirin tebessümle bakışından daha kıymetlidir!..”
Rasulullah (s a v) Efendimiz de bir hadis-i şeriflerinde saadet toplumuna ulaşabilmemiz için bizlere şu tenbihte bulunuyor "Sizden biriniz kendi nefsi için isteyip arzu ettiğini mü’min kardeşi içinde arzu edip istemedikçe mü’min olamaz " "Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz.” Kardeşliğimizin devam etmesi ümidi ile...
Bir Ayet
“Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar gerçekten yoldan çıkmışlardır.”
Bir Hadis
“Güçlü kuvvetliyken, sıhhatin yerindeyken, cimriliğin üzerinde, fakir düşmekten endişe etmekteyken, daha büyük zengin olmayı düşlerken verdiğin sadakanın sevabı daha büyüktür. Bu işi can boğaza gelip de “falana şu kadar” filana bu kadar ”demeye bırakma. Zaten o mal varislerden şunun veya bunun olmuştur.”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.
Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar