
Ramazan özel: Zekât ibadeti ve önemi
17 Mart 2025
Güncelleme: 17 Mart 2025
KKTC'nin din görevlileri tarafından hazırlanan özel yazılar, Ramazan ayı boyunca her gün bu sayfada yayımlanıyor.

Zekât vermek İslam’ın beş şartından birisi ve en temel ibadetlerdendir. İbadetler temelde beden ile yapılan ibadetler, mal ile yapılan ibadetler ve hem beden hem de mal ile yapılan ibadetler olarak üçe ayrılır. Zekât ibadeti de mal ile yapılan ibadetlerin başında gelir. Belirli zenginlik ölçüsüne ulaşmış kişilerin mallarının bir bölümünü fakir ve muhtaç olan Müslüman kardeşlerine vermeyi ifade eder.
Zekât Kur’an ayetleri ve Peygamber efendimizin hadis-i şeriflerince sabit olan, İslam ümmetinin de tarih boyunca uygulaya geldiği bir ibadettir. Kur’an-ı Kerim’de Allah-u Teala: “Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardır” ayeti ve Peygamberimize hitaben “Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et” buyurarak zekât ibadetinin Müslümanlar üzerine bir vazife olarak emretmektedir.
Zekâtın sosyal yönüne baktığımızda Müslümanların çevrelerinde bulunan kardeşlerine karşı duyarsız kalmamaları, onların maddi ihtiyaçlarını karşılamak için sahip oldukları imkanları paylaşmaları, böylece zengin ile fakir arasında karşılıklı güven sevgi ve kardeşlik duygularını geliştirdiğini görmekteyiz.
Zekât ibadeti kişilerin arzularına bırakılmış, isteyenin istediği şekilde verebileceği bir ibadet değildir. Kimlerin zekât vermekle yükümlü oldukları, verecekleri zekâtın miktarı, zekâtı verme usulü, zekâtın kimlere verilebileceği gibi hususlar ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir. Zekâtını vermeyenler için de dünyevi uhrevi (ahirete yönelik) birtakım müeyyideler getirilmiş, zenginin malı üzerinde fakirin hakkı olarak ifade edilerek Müslümanlar zekât vermeye teşvik edilmiştir.
Zekatla ilgili fıkhi hükümlere baktığımızda öncelikle zekâtın kimlere farz olduğu ortaya konulmuştur buna göre: Müslüman, ergenlik çağına gelmiş, akıllı, hür ve borcu çıktıktan sonra nisap miktarı (80,12 gr. Altın veya değeri) mala sahip olan kişiler bir kameri yıl sonunda mallarının zekatlarını vermekle yükümlüdürler. Altın ve nakit dışında mal sahipleri de- mesela toprak ürünlerinin, hayvanların zekâtı gibi- sahip oldukları malın cinsine göre zekatlarını veriler. Zekât bir ibadet olduğu için zekatını veren kişinin verdiği şeye zekât olarak niyet etmesi şarttır. Zekât niyeti ile verilmeyen şeyler sadaka olarak kabul edilir vereni zekât borcundan kurtarmaz.
Kimlerin zekât vermekle mükellef olduğu, gibi zekâtın verileceği yerlerde belirlenmiştir. Bu konuda Tevbe suresi 60. Ayette bu sınıflar şöyle açıklanır. “Zekatlar, Allah’tan bir farz olarak ancak yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) memurlara, gönülleri (İslam’a) ısındırılacak olanlara, (esirlik ve kölelikten kurtulmak isteyen) esir ve kölelere, (borcuna karşılık malı olmayan) borçlulara, Allah yolunda olanlara, (harçlıksız kalmış) yolcuya mahsustur. Allah, Alim ve Hakim’dir.”
Fıkıh Kitaplarımızda zekâtın kimlere verilemeyeceği de belirlenmiştir. Buna göre, anne, baba, dede ve ninelere; çocuklar ve torunlara, karı-koca birbirlerine; zenginlere ve Müslüman olmayanlara zekât verilmez. Ayrıca cami, çeşme, yol, köprü gibi yerlere de verilmez. Çünkü zekâtta temlik şarttır. Yani birisinin verilen zekâtı alıp kabul etmesi şarttır. Bu da bir insan olmalıdır.
Bir Ayet
“Siz Allah için ne verirseniz, Allah onun yerine (daha iyisini) verir.”
Bir Hadis
“Bütün Müminler bir kişi gibidirler, birinin başı ağrırsa bedenin diğer uzuvları da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulur”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.
Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar