
Ramazan özel: Sabır ve önemi
14 Mart 2025
Güncelleme: 14 Mart 2025
KKTC'nin din görevlileri tarafından hazırlanan özel yazılar, Ramazan ayı boyunca her gün bu sayfada yayımlanıyor.

İnsan hayat serüveni içinde birçok şeyle karşılaşır. Bunların bir kısmı onu sevindirir ve mutlu eder, bir kısmı da onu üzer ve sıkıntıya sokar. Hayatta hiçbir zaman tekdüze bir şekil yoktur. Sevinçler ve hüzünler iç içe devam eder. Bunun için “ne dem bakidir ne de gam” denilmiştir. İnsanoğlu hayat serüveni içinde karşılaştığı şeylere karşı ölçülü bir hal içinde olmalıdır.
Hayatta birçok zorluklarla karşılaşır ve bunlara göğüs germek durumunda kalırız. Zorlukları hayatın bir cilvesi olarak görüp sabır ve metanetle karşılarsak kendimizi daha büyük zorluk ve manevi çöküntülerden korumuş oluruz. Bunun için sabırlı olanlar yüce dinimiz tarafından övülmüş, Allah’ın onlara yardım edeceği haber verilmiştir. Bu hususta Allah-u Teala Kur’an-ı kerim de şöyle buyurur: “Ey iman edenler, başınıza gelecek her şeye sabretmekle ve namaz kılmakla Allah’tan yardım isteyin. Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara 153)
Zorlukların bizlerin olgunlaşmasında önemli rolü bulunmaktadır. Bunlar bizim hayat yolculuğu ve kulluk hayatımızda durumumuzu ve konumumuzu belirler. Allahu Teâlâ bizleri bu dünyada bazı şeylerle imtihan eder ve nasıl davranacağımıza bakar, bunun için şöyle buyurmuştur: “Sizi korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz eksiltmekle elbette deneriz. Sabredenleri müjdele” (Bakara suresi 2) Hz. Peygamber Efendimiz (sav) de: Mü’minin durumu gıpta ve hayranlığa değer. Çünkü her hali kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece mü’min de vardır. Bir nimete erişecek olsa şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir musibet gelecek olsa, sabreder bu da onun için hayır olur. (Müslim Zühd 64) buyurarak Allah-u Teâlâ’nın kullarının iyiliğini istediğini haber vermektedir.
Sabır, sadece zorluklara göğüs germek olarak algılanmamalıdır. Bazen yapılan iş, faaliyet ve ibadetlerin devam ettirilmesi, geri adım atmadan sebatla sürdürülmesidir. Bunun için “Ey iman edenler, sabredin ve (sabır yarışında) düşmanlarınızı geçin” (Al-i İmran, 3) buyrularak sabrın bir süreç işi olduğu ortaya konulmuştur. İnsan başa gelen bir sıkıntıda kendini kaybetmemeli o işin kendisi için ve çevresi için hayırla neticelenmesi için çaba sarf etmelidir. Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok olumsuz örnek ve haberler, bir anlık sabredilmekle çözülebilecekken, sabırsızlığın nelere mal olabildiğini göstermektedir. Bizler sabrın bir nimet, neticesinin de çok güzel olduğunu unutmamalıyız: Zira Kur’an-ı Kerimde Allah-u Teala: “Sabredenlere, felaketlere karşı dişlerini sıkıp göğüs gerenlere, mükafatları hesapsız ödenecektir.” (Zümer 39) buyurarak sabrın manevi mükafatının da pek büyük olduğunu haber vermektedir.
İçinde bulunduğumuz ramazan ayını, açlık ve susuzluğa sabrettiğimiz oruçlarımızı sabır eğitimimiz için bir basamak olarak görelim. Bu ayda yaptığımız ibadet ve taatlerimizle rabbimize yaklaşmaya vesileler arayalım, günlük yaşam içinde bazen kendimizi kaybedip sabırsız davranarak, işlediğimiz hata ve kusurlarımızı tamir etmeye ve eğer kabini kırdığımız ve üzdüğümüz kimseler varsa gönüllerini almaya çalışalım. Günah ve kusurlarımızın affı içinde bol bol tevbe ve istiğfar edelim.
Bir Ayet
“Mü’minler arasında ahlaksızlığın yaygınlaşmasını isteyenlere dünyada ve ahirette can yakıcı bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz”
Bir Hadis
“Oruçlu için iki sevinç vardır biri iftar ettiğinde, diğeri de orucunun ecri ile Rabbine kavuştuğundaki sevinçtir”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Facebook'ta takip edin!
mykibris.com'u Facebook üzerinden takip edin, son paylaşımlardan haberdar olun.
Yorum Yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.Giriş yapmak için tıklayınız.
Tüm Yorumlar